Burun

1 dakika

okuma süresi

burun

Aslında Türk klasikleri okumaya devam edecektim ama yeni bitirdiğim Araba Sevdası beni çok yordu. Günümüz Türkçesi ile yazılan sürümünü okumamış olsam belki de daha erken sıkılacaktım. En azından bununla birlikte biraz ilerleyebilmiş oldum. Onunla ilgili yazdığım yazı için: Araba Sevdası

Hevesim kaçmasın diye hareketli bir hikaye olsun ve beni sıkmasın istedim. Bu yüzden Gogol’un Burun hikayesini seçtim. Bu kitabı diğerlerinden farklı olarak basılı satın aldım. E-kitap okumaya alıştığımdan geceleri okurken biraz zorlandım sadece. Kitabın kapağındaki tasarım oldukça farklıydı. İster istemez anlattığıyla alakasız mecazi bir betimleme resmedildiğini sanmıştım. Ama öyle değilmiş.

Gogol’un Petersburg’da yazdığı hikayelerden biri olan Burun’da yazar oldukça komik bir dille “kibir” kavramını ele almış. Olayların dönemin halk ağzıyla anlatılmış olması komiklik unsurunu az da olsa gölgede bırakmış. Karakterlerin bu sıradışılık içinde fazlasıyla sıradan davranması anlatılan olayın absürtlüğünden daha fazla dikkat çekici hâl almış.

Hikaye, onu okurken bir yandan yaşadığım olaylardan ve gördüğüm, ziyaret ettiğim mekanlardan kalan anılarımla birleşince yüzümde tebessümle okumaya devam ettiğim bir kitaba dönüştü.

Gösteriş, mevki, dış görünüş ve rütbelere aşırı önem verilmesi eleştirel bir şekilde işlenmiş. Bürokratik aşırılıklar ve işlerin yürümesine engel olan hiyerarşi ciddiyetten uzak, anlamlı ve komik bir havada anlatılmış.

Burun, hayalgücünün sınırlarını zorlayan sıradışı; yüzünüzü güldüren ve aynı zamanda da düşündüren, tek oturuşta okunabilecek sürükleyici bir hikaye.

Bir yanıt

  1. […] dolaştım, kendimi yine Gogol okurken buldum. Kardeşime hediye aldığım Burun kitabının yanında Bir Delinin Hatıra Defteri kitabını da almıştım. İçinde Portre […]

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir