Substack’te ilk kez yazıyorum. Açıkçası burada tecrübem yok, hatta platformu da Parknotes’un (Parker’s Ponderings) YouTube kanalını takip ederken keşfettim. Bu tip oluşumları seviyorum çünkü yazmak isteyen insanlara farklı alanlar açıyor. İçerik üretmenin sadece teknik bilgiye sahip olanların yapabileceği bir iş olmadığını, herkesin kolayca dahil olabileceğini hissettiriyor.
Ben uzun süredir WordPress kullanıyorum. tr.gg ile başlayıp blogspot ile devam eden yolculuğuma WordPress ile noktayı koymuştum ama WordPress’te işin arka planında sağlam bir kurulum gerekiyor. Tema, hosting, güvenlik, eklentiler derken yazıya başlamadan önce bile ciddi bir hazırlık süresi harcamak gerekebiliyor. Eğer acemiyseniz ve kendi başınıza öğrenmeyi seviyorsanız bu uzun bir zaman alıyor. Ancak bir kere yaptıktan sonra işler tıkır tıkır işliyor. Benim için bu süreç öğretici bir yolculuk oldu ama yeni başlayanlar için bazen yazmaktan çok ayarlara odaklanmak anlamına gelebiliyor.
Substack’te ise işler çok daha basit. Burada giriş yapıyorsunuz, yazınızı yazıyorsunuz ve o yazı hem sitede yayımlanıyor hem de abonelere doğrudan ulaşıyor. Tumblr gibi bir sadelik var ama daha yenilikçi, daha güncel ve bence daha motive edici. Çünkü aracı bir katmanla uğraşmıyorsunuz; sadece içeriğe odaklanıyorsunuz. Bu da üretme isteğini artırıyor.
Aslında WordPress’in de kendi okuyucusu var, Jetpack uygulaması adı altında. Hatta WordPress altyapısına sahip bloğunuz varsa buradan da aynı şekilde istediğiniz gibi paylaşım yapabiliyorsunuz ve okuyucu ile farklı bloglara ve okuyuculara ulaşabiliyorsunuz. Yukarıda anlattığım sebeplerden ve substack’deki ödeme sisteminin entegre oluşundan dolayı insanlar bu platforma yöneliyor olabilir. Henüz ülkemiz için uygun bir para kazanma yöntemi (hem ödeme sistemi eksikliği hem de blog okuyucularının azlığı sebebiyle) olmasa da biraz keşfe çıktığımda diğer ülkelerde çok tutulan bir platform olduğunu fark ettim.
Benim açımdan WordPress uzun vadeli arşiv, SEO ve organik trafik için güçlü bir alan olmaya devam edecek. Çünkü hem sunucu senin, dosyaları istediğin gibi yedekleme imkanın var ve uzun ömürlü. Substack ise daha çok doğrudan okuyucuya hitap eden kısa yazılar ve bültenler için güzel bir alan gibi görünüyor. Buradaki ilk yazımda da bunu paylaşmak istedim. Bundan sonraki yazılarda hem kendime hem de buradaki okurlara neler katabileceğime bakacağız.
SubStack’te takip et: https://furkano.substack.com/


Bir yanıt yazın